Monday, 7 December 2009

İhracatın Anatomisi (I)


Bu yazı dizimizde İhracatın anatomisini çıkaracağız detaylara girmeden kısaca açıklamalar yapmaya çalışacağım.

1) Öncelikle ihracat yapacaksak müşteri bulmamız gerekiyor daha once ki yazılarımda müşterinin bizi değil bizim onu bulmamız gerektiğinden bahsetmiştik. Müşteri bulmanın en kolay ve masrafsız yöntemi e ticarettir. Bu şekilde ürününüze bir çok müşteri bulabilirsiniz.

2) İkinci olarak İhracatta kullanılan belgelere göz atalım; ki en ihracatın en zor kısmı prosedürlerdir.

İhracatta kullandığımız belgelere şöyle sıralayabiliriz.

a) A.TR = A.TR belgesi Avrupa Topluluğuna üye ülkeler ile Türkiye arasındaki serbest ticaret anlaşmasına istinaden Avrupa Topluluğu ülkelerine sanayi ürünü ve işlenmiş tarım ürünleri ihracatı için kullanılır. Üye ülkeler aşağıda sıralanmıştır.

b) EUR1 = EUR.1 Dolaşım Sertifikası EFTA ülkeleri, ikili serbest ticaret anlaşması yapılan ülkelere, AB ülkelerine yapılan işlenmemiş tarım ürünleri (konserve, turşu, kapari, kurutulmuş domates ve salça gibi) ayrıca bu belge AKÇT (demir, çelik) ürünleri için kullanılır.

Kullanıldığı Ülkeler:

1. İsviçre

2. Norveç

3. İzlanda

c) Menşe Şahadetnamesi: Menşe şahadetnamesi, ihraç edilecek malın menşeini yani üretildiği yeri, hangi ülkeye ait olduğunu gösteren belgedir. İhracatçı tarafından ithalatçı ülkenin belirlediği şekilde hazırlanır. Ülkeler birbirinden yaptığı ithalatlarda ithal ürünlerinin hangi ülke menşeli olduğunu bilmek isterler. Çünkü, ithalat işlemlerinde, ürünlerin menşeine göre muameleye tabi tutulması gerekmektedir. Sağlık veya gümrük vergileri açısından Menşei Şahadetnamesi gereklidir. Örneğin, yabancı ülkelerde salgın hastalıkların baş gösterdiği durumlarda, o ülkeden ithalatın önlenmesi için ithalatçılardan malların kaynağını gösterecek belgeler istenebilir.

Menşe şahadetnamesi, ihracatçı tarafından hazırlandıktan sonra ihracatçının bağlı bulunduğu Ticaret Odası veya Sanayi Odası tarafından onaylanır. İthalatın yapılacağı ülkenin elçilik veya konsolosluğunca onaylandığı da olur. Eğer ithalatçı ülkenin, ihracatçının ülkesinde temsilciliği yoksa ithalatçı ülkenin onaylayacak makamına gönderilmesi gerekir.

Malların menşei, hangi ülkeye ait olduğu ithalatçı ülke tarafından uygulanarak gümrük vergisi oranlarını etkileyebilmektedir. Bu nedenle söz konusu belgeyi ithalatçı ülkenin talep ettiği biçimde dikkatlice ve doğru hazırlamak çok önemlidir.

Menşe şahadetnamelerinde bulunması gereken bilgiler:

I. Gönderici, Alıcı isimleri

II. Malın cinsi, özelliği, ambalaj şekli,

III. Koli adedi, kolilerin marka ve numarası

IV. Malın net ve brüt ağırlığı,

V. Malın ünite fiyatı, değeri (FOB, CF, CFR vb.)

VI. Malın yüklendiği aracın ismi ve hareket tarihi

VII. Yükleme limanı veya yükleme yeri

VIII. Mal Türkiye’de geçirdiği değişiklik dolayısı ile Türk menşeli sayılıyorsa bu durumun açıklanması

d) Fatura (Commercial Invoice) : Faturayı özellikli olarak yazmıyorum.

e) Çeki Listesi (Packing List): Bir malın, fatura veya konşimentoda yazılı miktarlarının detaylarının anlatımıdır. Her ambalaj içinde ki malın brüt ve net ağırlıklarını belirten listelerdir. Özellikle hasar durumda sigorta firmaları hasarın karşılanmasını bu belgelere göre yapmaktadır. Taraf kuruluşların isteğine göre düzenlebilir.

f) Proforma Fatura: İhracatçının sipariş sırasında ithalatçıya gönderdiği teklif faturasıdır. Bu faturada, malın maliyeti, malın tarifi, yüklenen malın miktarı, çeşitli nakil masrafları, satış ve teslim şekli ile faturanın geçerlilik süresi yazılıdır. Geçerlilik süresi, verilen fiyatın hangi tarihe kadar geçerli olduğunu gösterir. Şayet alıcı, bu süre içinde kesin sipariş verip anlaşma yapmaz ise, o tarihten sonraki siparişlerde verilen fiyatın değişebileceği anlaşılır. Proforma fatura, hiçbir malî yükümlülük meydana getirmez. İhracatçının veya satıcının vermiş olduğu bu fatura karşılığında herhangi bir ödeme veya KDV söz konusu edilmez

g) Sigorta Belgeleri: Nakliye sigorta poliçeleri, bir seferlik yapılan taşımanın risklerini kapsayabileceği gibi, sigortalının bir yıl içinde taşıtacağı tüm malların riskini de teminat altına alabilmektedir.

1. NAKLİYAT SİGORTALARI

Ticaret dünyasında transitteki malların sigortalanması gerektiği hususunda genel bir kanı vardır. Ancak esas olarak hedef alınan başlıca riskler şunlardır:

- Hasar,

- Çalınma,

- Kırılma,

- Transit taşımada mallara gelebilmesi olası her türlü zarara karşı ve mal hasar görmediği halde genel hasar deklaresinde bulunabilecek alıcılara karşı korumak amacına yönelik sigorta yapılır.

Sigorta yaptırdığınızda şu konulara dikkat etmeniz gerekiyor.

1. Ürünü tam olarak açıklayın (diğer belgelerle tutarlı olacak şekilde).

2. İşaret ve numaraların doğruluğunu kontrol edin.

3. Seyahat güzergâhını tam olarak belirtin. Bu örnekte olduğu gibi Abbeyville/Miami/New York olarak güzergâh belirtilmişse ve kayıp New York’da olmuşsa ve son varış yeri ise sigorta ödenmeyebilir.

4. Kısa yolculuklarda, nakliye aracının adını yazmak mümkün olmayabilir. Bu durumda nakliye firmasının adı veya taşıyıcının adı yazılır.

5. Sigorta bedelinin maliyetleri karşılayacak şekilde belirlenmesine dikkat edilmelidir.Bu çerçevede navlun, menşe şahadetnamesi, gözetim raporu almak için yapılan harcamalar da dikkate alınmalıdır.

6. Sigortacının, malın gönderildiği ülkedeki temsilcisinin bulunduğundan ve talep halinde gecikme olmaksızın sigorta talebinizin karşılanacağından emin olunuz.

Friday, 4 December 2009

Neden Dış Ticaret Yapamıyoruz? (1)


Türkiye Neden Dış Ticaret Yapamıyor? (1)

Türkiye uzun yıllardır dış ticaret yapan ve bu konuda önemli adımlar atan bir ülkedir. Özellikle 1980 sonrasında Türkiye dünyanın yeni akımına kendini biraz geçte olsa kaptırmış ve tarıma dayalı dış ticaretten çıkıp sanayi bazlı dış ticaret’e geçmiştir. Bu tarihten sonra 1993 yılında yürürlüğe giren Gümrük Birliği anlaşması da Türkiye’nin dış ticaret serüvenin de büyük bir adım olmuş ve dış ticaret oranlarımızı büyük ölçüde etkilemiştir. Peki 70 milyonluk Türkiye’nin yaptığı ihracat Türkiye’ye yeterlimidir? Bunu irdelerken biraz örneklerden yararlanacağım. Türkiye’nin 2008 yılında yıllık ihracat oranı yaklaşık 120 milyar dolardı. Aynı yıl 20 milyon nüfusa sahip Tayvan’ın ihracatı yaklaşık olarak 270 milyardı. Yakın bir örnek vermek gerekirse bize en yakın nüfus oranına ülke olan Almanya’yı örnek almamız gerekir, bu durumda 80 milyonluk Almanya’nın ihracat oranı 2008 verilerine göre 1.498 trilyon dolardır.

Peki bizim asıl sorunumuz ne?

Aslında bunun bir çok sebebi var ve ben bunu maddelerle ele almanın en iyisi olacağını düşünüyorum.

a) Türkiye kendi kendine yetebilen ender ülkelerden biridir palavrası:

Yıllarca hem medya hem dönem hükümetleri tarafından Türk halkına yutturulan bir palavradır. Dünya üzerinde ne yazık ki kendi kendine yetebilen hiçbir ülke yoktur. Ancak ne yazık ki yıllarca Türk milleti de kendisini bu şekilde avutmuştur. Bu Türk üreticisini de etkilemiştir. Ne mutludur ki bir süredir üreticilerimizde, tüketicilerimizde Türkiye’nin kendi kendine yetmeyeceği bilincine kavuşmaya başlamış ve yüzünü dünya’ya dönmüştür.

b) İhracatta ki en ufak hata kişinin hapse atılmasına sebep olur:

Evet bu da büyük ve saçma bir palavradır; ama yıllarca Türk halkının ihracat veya ithalat’a yönelmesini engellemiştir; ancak ne yazık ki bu kanı halen daha Türkiye de devam etmektedir ve asıl sorun da zaten burada çıkmaktadır. Ne yazık ki öğrenci olduğum dönemde dış ticaret konusunda bilgin gördüğüm bir hocam bile bu şekilde bir beyanatta bulunmuş ve o arada benim bile içime bir korku düşmüştür. Kendime “ne yani bir gtip numarasını yanlış girsem hapse mi atacaklar” diye sormuştum. Ama açıkçası böyle bir şey yok. Evet cezalandırılma ihtimaliniz her zaman var; ama bunun için gerçekten kötü bir şeyler yapmanız gerekiyor. Yani bir yanlış yüzünden hiçbir şekilde hapse girmiyorsunuz. Ama derseniz ben ülkeyi dolandıracağım; işte o zaman da devlet size kesinlikle izin vermiyor. Dış ticaret ciddi bir iştir; ama düşünüldüğü kadar karışık bir şey değildir. Bugün sadece okuma yazma bilgisi olan bir kişi bile yurt dışından mal getirebilir veya yurt dışına mal gönderebilir. Siz sadece kendi işinize saygı duyun ve iyi niyetli olun gerisini düşünmeyin. Devlet kimseyi boşu boşuna cezalandırmıyor.